Heyecan.
Ben son heyecanlandığımda içimde koca bir şehir sendeledi. Kalbi ağrıdı birkaç kişinin. Sevgilerin kıymeti arşa erdi. Öfkelerin vasatlığı ayyuka çıktı. İnsanlar oradan oraya da koşmadı , durdu öylesine. Oldukları yerde. Sadeleştiler benim son heyecanımda. Kıyafetlerini çıkardılar, markasızlardı. Kaliteli ya da kalitesizi yoktu, gözleri vardı. Kalite ne idi ki? Kalite başkasının başka bir şey hakkında yargısından başka bir şey değildi ;bir kaç yıkamada deforme olan.Telaşları yoktu benim heyecanlandığım zamanların. Çoşkuları vardı içlerinde çağıl çağıl kahkahalarla... Karnı ağrırdı insanların ama söylemediklerinden değil güldüklerinden. Son heyecanlandığımda burnum kırılmıştı. Korumadım burnumu. Sadece onu değil vücudumun hiç bir yerini korumazdım. Karşımdaki ne kadar heyecansız ise bakmadan kırdı burnumu. İstirahat verdi doktor. Heyecanın fazla dedi. Oturdum bir süre... Arkadaşlarımla ne kadar mutlu olduğumu o zaman anladım! Her güldüğümde , şelaleye her atlad...