Kayıtlar

Kasım, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Meğer

Biliyorum oradasın. Ben her nereye gidersem gideyim, sen gittiğim yerin orasındasın. Benimle gelmiyorsun kabul! Ama gidince,biri yere oturuyorum biraz soluklanıyorum, kahvemi alıyorum elime. Kokusu geliyor burnuma, önce kokusunu içiyorum, sonra dilime değiyor çekilenlerin sulandırılmış hali, bir nefes veriyorum. O sırada kahvemi geri koyarken masaya, bakıyorum oradasın. Hangimiz önce geldi onu da bilmiyorum. Diyemem ki beni takip ediyorsun. Ben de etmem ya! İkimiz de seyrimizdeyiz. Kimseye diyecek lafım yok ama bildiğimi de sakınamam ben. Bazı zamanlar hızlı hızlı yürüyorum ki hızlı yürüdüm mü yürürüm hani! İnsanları es geçe geçe, sanki onlar yokmuşcasına yürürüm. Bazı anlar olur, ben yürürken biri bana çarpar. Ama benim "iyi misiniz? "diyesim bile olmadığından yürümeye devam ederim. Mümkün değilken benim hızıma yetişmen sen ışıklarda çoktan bekliyor olursun. Bazı zamanlar diyorum ki durmayayım geçeyim karşıya ki bitsin bu ; bir korna sesi haklı küfredince - ki genelde haksız...

Esinti

Senin hikayeni yazmak istedim. Tasvirler geldi aklıma. Güzel kelimelerim vardı, okurken mutlu olurduk.  Belki gülümserdin.  İstedim. Dokunduklarını , sustuklarını yazayım istedim. Baktım ki istemek yetmez olmuş. Baktım ki  benim güzel kelimelerim yazılınca kayboldu kağıtta, zihnimde durduğu gibi durmadı. Tasvirlerim labirent gibi geldi bana, hikayemi kolaylamadı. Çıkamadım işin içinden... Durdum. Bir süre kendime baktım. Ellerime baktım. Yüzümü hatırlamaya çalıştım. Ellerim zamanda asılı kalmış gibiydi. Her şey altından kayan bir çift gölge.  Ben de seni anmak istedim. Sadece anmak. Kağıtta iz bırakmadan. Kanmadan mürekkep oyununa, demeden hiçbir şey sessizce seni yaşamak istedim.  Önümde silüetin, susmak istedim. Güzeli sana yapıştırmak değil, sende ki güzeli bulmak istedim. O sıra seni anlatmak değil görmek istedim.  Dil düştü gözümden , pek bir hayrını görmedim, Kalp vurdu derinden de zamanın yelkovanını kırsın istemedim.