Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Hayatımın çirkinliğinden güzelliğini göremiyorum.  Biliyorum güzelsin.  Göremiyorum. Belki de hayallerim suçlu. Belki beklemediklerim suçlu Belki böyle düşüncelerle yorulduğum için ben suçluyum. Bir tek sen suçlu değilsin bu davada. Benim derdim büyük.  Belki de bu yüzden küçük mutlulukları Gözümden kaçırmışım da  Dilime düşmüş, orada volta halindeler Duvarlara çarpan özgür niyetlerim gibi. Değirmenime taşıdığım kovalarla avunmaktan, Ansızın çağlayınca su, kalakalmışım. Suyu konuşmaktan, unutmuşum. Yorgunluğumun mimarı benim Biliyorum.  Yok şunlar yok bunlar... Etraf da saydığım ne varsa sevmediğim Onların içine kendimi ben bırakıyorum, koşulsuz. Halbuki ilgilenmeyebilirdim.  Kendimi bir kaç parçaya bölmeyebilirdim. Yaşamımın kökünün bilmediğim doğrular tarafından   Parçalanmasına izin vermeyebilirdim. Yaşayabilirdim kendimi, kendimle Kendimden taşarsam, akardım güzel bir ele.  En fazla ikiye bölünürdüm. Adı da bö...

Ansızın

Aksırır gibi doluyor gözlerim. Ansızın.  Bir kahve siparişinde, bir sebze alışverişinde... Bazen bir ıslık duyuyorum;  Başımı çevirmem ile gözümden fırlaması bir oluyor yaşların. Her damlada bir anı akıyor yanağımdan. Bazıları ise ısrarcı, gözümün çeperine tutunup düşmüyorlar aşağıya Gözümde inatçılar. Nezle oldum diyorum, Yaz gribi diye bir şey uyduruyorum, Polenler yapıyor diyorum... Kimse durmuyor üstünde böyle dediğim zaman, Ben de durmuyorum. Zaten kimse de bana yakıştıramıyor o halleri, Resmi güzel bir Akropolis gibiyim, İçimi hatalar patlatmış ama yanlışlıkla... Bir şekilde buldum yolunu tahribatı gizlemenin. Ama içim... Keşkeli ama sakin. Ummadığım aksilikleri oluyor,  Yüzü gözü atıyor içimin,  Yüksek tansiyon var bende diyorum Beni bir şeye sinirlendi sanıyorlar,  Kimse anlamıyor üzüldüğümü. Kaldı ki, üzüntüyü anlatabilir mi insan? Kaç milyar insan varsa yeryüzünde  Bir o kadar şahsına münhasır üzüntü vardır. O kad...

Eski.

Eskir her şey. Zaman bile eskir kendi içinde.  Belki de zamanlar bile kendi içlerinde feveran eden hüzünleri yaşadıkları için tekrarlara izin veriyorlardır.  Eskilerin hatırına. Hatırlar bile eskir.Taze kalmaz kahvenin telvesi. Bir bakmışsın kalıp gibi bir küf, kapatılan iyi dileklerde. Dostluklar da eskir. Nice insan övünür durur eski dostluklarıyla. Ama çoğu yanılır.Eskimiştir sadece. O eksikliği cilalayıp, antika bir heves gibi satarlar.  Hevesler de eskir. Sen eşe dosta, zamanında sana inanmışlara ayıp olmasın diye heveslerin baki gibi davranırsın. Zaman zaman sen bile inanırsın belki, ama bir iç çekişte bütün zımparalanmış yerler gözüne batar.  Heves etmiş olmayı bile eskitir insan.  Vazgeçmez. Ama emek de harcamaz. İyi niyetle alınmış bahçeli evlerin, darma duman olmuş bahçesi gibidir istekler. Ne satılır, ne bakılır... Bir tek yalnızlık eskimez. O her gün gibi kendini yeniler. Eskiler alan adam o yüzden bir başına sokaklarda yürür belki de. Bi...

Misafir

Her yerde misafirdi ruhum. Evini kaybetmiş bir şelale gibi Her yeri ayrı seviyordu ama  Hiç bir zaman kendininmiş gibi Hissetmiyordu yatağı. Akıp duruyordu, Kimseye rahatsızlık vermemek için. Kalbine yenik düşüp uzun kaldığı da oluyordu Ama hiç bilmedi serin kanlı olmayı; Ne bedenim, ne kalbim. İmrenirdim öyle rahat ve huzurlu uyuyanlara.  Bebek gibi uyuduğum zamanları Hatırlamayacak kadar bebekken bırakmışım Sanırım o anlara bile sahip çıkmak istemedi ruhum. Ben çocukluğuma bile misafirdim. Bazı zamanlar mahalleden arkadaşlarla  Kurulurduk oyun oynamaya, saatlerce. Ama gel gör ki iki oyun anısı varsa  Beş de kavga anısı var zihnimde. Herhalde kavgalarıma öyle sığınmışım ki  Evimin duvarları bana yabancı kalmış. Yorgun düştüğüm zamanlar soluklanırdım O anlarımı da hatırlarım ama biraz. Bir su almanın vefasını taşıdım boylu boyunca. Hatta öyle ki, bazen hatırıma daha da kazınsın diye  Kendimi bilmediğim yollara vururdum; Bir ya...

Durum.

Simsarlığı kalbim kaldırmıyor, yoksulluğu ruhum. Olamıyorum aklımın onaylamadığı biri. Öyle oldu mu kapanmıyor gözüm, sevdiğime sevmediğim şekilde varmak yarı yolda bırakmış oluyor huzurumu. Huzur ki benim marşım. Başka türlü çalmaz oluyor benim sazım.Yoruyorum kendimi... Boşuna. Boğuyorum fikirlerimi, keyifsiz öksürüyorum. Sanki her öksürükte daha bir sararıyor bıyıklarım. Daha bir kavruluyor yanağım. Daha bir katlanıyor göz kapaklarım.  İyi olayım diye uyuyorum, rüyamda hala umut var. Ya da rüyamdaki umudun kalması umuduyla, iç içe girmiş bir hayal aleminde yardım arıyorum kendime. Yolluk bir yaşam azığı.  İyiliğim bir beni iyi etmiyor. Etraf memnun benden, güleç güleç bahsediyorlar hakkımda. Teşekkür ediyorlar boyuna. İyi bahsediyorlar benden. Yani iyi biriyim o kesin, bu kadar insan yanılıyor olmamalı. Ama iyi gelmiyor bana iyiliğim. Elimde bir deva var, benim derdimin değil. Küçükken hastanede dertler karışmış galiba, ben başkasının derdiyle yoğrulmuşum. Derdimin ya...