Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yazar Komşu.

Senelerce en iyi arkadaşlarının kitap olduğunu söyleyen insanların onca yazılarını okudum. Kalabalık halimle hak verdim onlara adeta karşı komşummuş gibi hak verdim. Benim evin tütmesi kesilmeyen çayı ile hak verdim ,ağzımda bir un kurabiyesi. Yazılarında masif ağaçtan kütüphanelerini gördüm salonlarını işgal eden , ama her akşam evimi dolduran insanlarla. Mutfaklarında küçük bir tavaları vardı , ben bütün evimi kaplayan yemek kokuları içinde pek önemsemedim küçük tavayı. Bazı zamanlar uzun uzun duvara bakarken farkettim onları...  Nereye, neye bakıyorlardı böyle zaman tüketircesine? Oysa ben kafamı çevirsem insan.  Öyle ki onlar sabahın köründe güneşi uyandırıyordu yalnız halleriyle, bense evdeki insanlar uyutmuyor diye söyleniyordum . Bazı bazı bir yumruk yemiş bir ahmak gibi geçiyordu günüm. Ne uykumdan anlıyordum, ne uyanıklığımdan.  Uyanıkları çok iyi tanırdım halbuki. Hayatım uyanıkların, seni beni uyur zannetmesine gülümsemekle geçti. Çok yakışıklıy...

Bir an durdu adam.

Bir an durdu adam. Gökyüzüne kaldırmak istedi başını, sadece gördüğüne odaklanmak niyetinde. Uçsuz bir rengin içinde ,başka bir renge gitmek ; tabelasız, asfaltsız , egzozsuz bir yol yapmak istedi. Düşünmek istemedi adam. Düşün içindeki umarsızlığı bulmak gayretindeydi. Bilmem kaç saniyeyi bir hikaye kadar uzun yaşamak istedi. Kendi seçmek istedi zamanını, bir kendini bilmezin maaş sınırlamasına yaslanmak istemedi. Şehrin üstüne taşmış kanal yollarında faka basmak yerine , gittiği dağlardaki yamaçlardan yuvarlanmak istedi. Suratına, birinin kornası yerine rüzgar çarpsın istedi.  Çalının hışırtısı da onu kalabalık hissettirmeye yeterdi. Uzun uzun durdu adam. Omurgasını, emanet ettiği kimliğinden geri almak istedi. Omurgası olmadan kaldıramıyordu başını gökyüzüne.  Kimlik, vermek istemedi omurgayı gerisin geri. Varlığını yitirmekten korktu. Ki haklıydı kimlik! O olmasa kimlik kimdi? Yönetemedi kimlik. Adeta kabından dökülen bir sıvı gibi gözünden aktı gitti adamın...