-Çoğunluk girdabında boğulmamaya çalışıyoruz. Taneliğin niteliği, suyun ivmesiyle arada görünüyor o kadar. Nasıldır ki bu kalabalığın tuzağı, insan kendini duymamak için düşüyor. -Nedir kendiyle alıp veremediği insanın? Elinde olan tek şeyden canhıraş kaçmanın sebebini hiç düşündün mü? -Bu benliğin bire birde hiçe sayılırken kalabalıkta kabul görmesi çok yorucu. Mikrosu eksik, makrosu kendinden tamam. Ama kendi hiç olmadı tamam. -Bir kısır bu; sonuca soru sormak. Yararı olmayan politikacı gibi zihin. Etkileyebildiğini de unutup iyice etkileniyor. Bir yana yatmış tekneler gibi. Gidebildiğini unutmuş. Ama herkesten çok görmüş. Ama toplum onu anlamamış, ama o toplumu anlamış. Mışıl mışıl beyin fırtınası. -Şu sürekli derman dileme halinden bıktım. Diğer yandan da bu dileme hakkının sadece ihtiyaca mecbur bırakılması da dilek dediğinin aslına ters de neyse. Gönülsüz dilekten felek doğar! -Tembellerin talepleri sırtımı yere getirdi çoğu za...
Kayıtlar
Mart, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor