Az önce annem ve babamla konuştum. Sesleri öyle keyifli geliyordu ki. Bugün öğlen yürüyüşe çıkmışlar, kendi tanıdıklarının, benim, abimin ve ablamın arkadaşlarına uğramışlar. Sohbet etmişler. Keyifleri o kadar yerinde ki! Sesleri ışıldıyordu, teknoloji hak getire. Evde yemek yaparken ben akıllarına gelmişim, onlar tam benden bahsederken ben aramışım. Annem belli belirsiz yaptığı yemeğin canımın çekip çekmemesi tedirginliğinde isminin yarısını mırıldanıyor. Babam arkadan bu duruma gülüyor. Oradan yeğenlerimden biri ses ediyor. Muhtemelen babam ona bir bakış atıyor ve ufaklığın sesi kesiliyor. Annem o sırada paralel evrende! Hiçbir çocuk sesi annemin önüne geçemiyor. Ki yıllardır bilirim hiçbir yaş döneminden kimsenin sesi annemin önüne geçemiyor. İlla söyleyeceğini söylüyor :) Babam uzun uzun gülümsüyor, gülümseme arasında hayattan bir kırışık alacağı kalıyor. Denize döküyor sonrasını. Annem çok sevdiğimiz birisinin ölümden döndüğünü anlatıyor. İşin aslı ben de çok korkmuştum....