Kayıtlar

Ağustos, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Bilirdim.  Eskiden...  Bir çok şeyi, uçanı kaçanı, kim kolpa kim sağlamı, Ne iş yapılır ne iş yapılmazı, ne sevilir ne sevilmezi.  Hepsini sıralardım bir bir.   Bilirdim şahı, şahbazı, köye düşmüş kurnazı, hafızı ya da hırsızı.  Gözünden tanırdım hayırsızı...  Dostu da, kardeşimi de, özü de bilirdim sözü de. Bir sabah unuttum hepsini.  Bir sabah, götürdü bütün bildiklerimi.  Güneş vurdu yüzüme kamaştı gözüm, ben gölgeye geçene kadar kaçmış gitmiş bütün bildiğim.  İki kelam edeyim dedim gidenin arkasından, beylik laflarım da kalmamış.  Atıl kalmış bildiklerim.  Bildiklerim yenilmiş zamana...  On dönüm bostanı olan Osmanlar gibiymiş doğrularım,  Eğrilerimin başı daha dik kalmış- ki hiç böyle bir dertleri yok iken-.  Bildiğim ölmeme yetmemiş.  Uyandırmış beni bir sabah bilmediklerim.  Neyi bilmediğimi de bilmiyorum şimdi.  Neyi bildiğimi zaten...  Bütün hatırları tek tek saymışım,  Bütün yor...