En uzun gece
Takvimler ne der bilmem ama ben ömrümün en uzun gecesini yaşadım son iki gün içerisinde. Halsizlik bitmedi, vücut dinlenmedi. Göz, bir gün bulsa ayacaktı. Şimdiye kadar içine attığı kapaklardan bir ışık göremedi her hal. Ne kadar sustuğu varsa uyudu vücut. Bütün diyemediklerine uyudu. Sanıyorum kafa karışıklıklarıyla başka boyutta hesaplaşmak istedi zihin. Bu sebepten, vücudun bütün gardlarını düşürdü. Bir bir saldırdı. Her zihin sekmesinde gerildi, terledi, üşüdü vücut. Belli belirsiz bir sivrisinek vızıltısı duydu, o da para olsa gerekti. Bütün hesaplaşmaların yanı sıra fırsat buldukça, el yordamıyla öldürmeye çalıştı sineği. Baktı başa çıkamıyor vılzıtıya karşı son kertede anca el savurarak direndi. Vızıldadı maddiyat bitik ve amaçsız bir sinek gibi. Olmasa da olur bir sinek gibi. Zihin, ben sinekle uğraşırken öyle vurmuş ola ki karnıma vücut en büyük darbeyi orada almış olmalı . Bir ara can havliyle kendini klozete attığımı hatırlıyorum. O kadar ağrıdı ki...